Arama Motoru

Bir Mektup ...

SEVGİLİYE MEKTUP (17)

SEVGİLİYE MEKTUP (17)

Üşüyorum:hüzün şarkıları söyleyen bir Sonbaharın zemheriye dönüşmesinin verdiği, fani bir üşüme hissi değil bu sevdiğim ve ellerim buz kesmiş olmasına rağmen, ıssız bir gecede yokluğuna mahkum bir ruhla seni yazarak unutuyorum üşümüşlüğümü...
Yoruldum artık biliyor musun? Tek taraflı bir hayatı omuzlamaktan, hayatın yükü altında ezilmekten; birilerini arayıp sormaktan, anlatamayıp dinlemekten, sevmekten, seni beklemekten, her yeni güne belkilerle başlamaktan, sadece hıçkırıklarımı kendim duymalarımdan yoruldum ve sefaletin zincirleriyle hapsedilmiş bir aşkın yalnızlığında tükendim. Sabret diye diye erittim sabır taşlarını, bir an ümitsizliğe düşsem hayalin çıktı karşıma, gözlerine baktım ve kendimi yerli yerinde bulunca güzel gözlerinde, güç aldım acıların binlerce çeşidine karşı ama sabredecek gücüm kalmadı, hayalinin gözlerinde duramadım sevgili.
Oysaki nasılda ihtiyacım var sana, bilemezsin. Sarılsan bana bir annenin evladına gösterdiği o kutsal şefkatle, başımı göğsüne yaslasam ve yiten ümitlerimin ayak seslerini duysam kalbinin atışında, içine düştüğüm çaresizlikle birlikte sana sımsıkı sarılırken, sıcaklığını hissedip boğazıma düğümlenen ve içimde yankılanan hıçkırıklarımı özgür bırakıp ağlasam. Sen saçlarımı okşasan bir babanın nasırlı elleriyle oğlunun saçlarını okşadığı gibi ve ben içimdeki zehiri nehir misali akıtsam ne güzel olurdu sevgili. Ama yoksun işte ve ben bunların hepsi bir hayalden öteye gidemiyor, ne acı değil mi? Dostlarım, bugüne dek hayatıma giren tüm sevenlerim, değer verdikçe canımı alan sevdiklerimin yokluğu kadar gerçek yokluğun...
O kadar yalan ki insanların gülümsemeleri, o kadar menfaatperest olmuş ki yeryüzünde herhangi bir anı paylaştıklarım, artık alınacak bir canım, bir parçam kalmadığı için bir anda yok oluverdiler. Bir fotoğraf geldi gözlerimin önüme şimdi, kimdi hatırlamıyorum o fotoğrafı çeken, hatırladığım tek şey var ardında akbabanın olduğundan habersiz bir Afrikalı çocuğun çaresizliği ve resmi çeken kişi intihar etmişti sanırım o anı o karede ölümsüzleştirdikten sonra... Çünkü o çocuk ruhunu akbabaya teslim etmişti. Çaresizliğim o Afrikalı çocuğun ki gibi ve azabım o fotoğrafçınınkiyle aynı derecede acı verici, sevdiğimi sunduğum kim varsa sevgili, hepsi birer birer o akbaba gibi olup çıktı. Ama ben şimdiye kadar savaştım hayalinin sayesinde, bir yerlerde var olduğun ümidiyle yaşadım, seni delice sevdim ve yokluğunda bile seni içimde yaşattım her nefes alışımda... Ta ki, bu yazıyı kaleme aldığım şu ana kadar dayanabildim, bu saate kadar sen gelmedin, ruhumu akbabalara teslim ediyorum, gelsen de kurtaramazsın artık...
Herkes bayram sevinci yaşıyordu sevdiğim. Kim bilir sende yaşadın belki, kutlu olsun geçmiş bayramın ve gelecek olan bayramların ve ben bu bayram sabahı yine sessizce ağladım. Her bayramda olduğu gibi.... Kimsesizdim, çalmadım kimselerin kapılarını, kimsesizliğim kapımı çaldı, kapattım kendimi hücreme, gecenin karanlığına gizlenip çıktım dışarı gece saklar beni diyerek, kimsesizliğimle bayramlaştım, yalnızlığımın elini öptüm, sefaletimi bir tabakta sundum şeker tadında firari ruhuma...
İçini karattım değil mi? Affet beni sevgili, inan ki bunun tek sebebi; kimsesizliğimden, kalabalıklarda bile yalnızlaşmamdan, sefaletimin bana sunduğu çaresizlikten ve bir sen kaldın bu çaresizliğin ortasında tek dayanağım, içimi dökebileceğim, yazarak yaşadığım bir sen varsın, sadece sen anlarsın beni, dilinde zehir zemberek kelimeleri cansız kağıtların bedenine aktarırken sıcaklığını hissettiren ve seni bana getiren kalemimden başka tek sen varsın beni anlayabilen, beni terk etmeyen bir sen kaldın. Affet!
Sonuçta bende insanım, sana toz pembe bir dünya vermek, seninle toz pembe düşler kurmak isterdim. Gerçekliğinle el ele verebilseydim, iyi bir Ferhat olurdum ya da aşk ile yanmaların ötesine geçmiş bir Mecnun olurdum uğrunda, şüphen olmasın. Seninle gezmek isterdim, sen ne istersen alabilmek, gözlerine bakarak geceleri şiirlendirmek isterdim; bir yuvamızın olmasını, çocuklarımızın şen kahkahalarıyla şenlenmek, sen olunca yanımda üzülmelerin bile bir anlamı olurdu eminim. En çok neyi isterdim biliyor musun sevgili? Seni yazmak yerine yaşamak olsaydı kaderimde, ölüm kederlendirmezdi beni, doya doya yaşardım seni ve o an ölümsüzleşirdim.
Kaç zamandır yokum kendimde, kaç zamandır yoksun. Ne ben alışabildim sensizliğe, ne tütün kokusu sinmiş odam alışabildi hayalinsizliğe... İnan çok gücüme gidiyor; öykülerimde can bulan kadınların senin yerine beni sahiplenmesi ve kimsesiz sokaklarda attığım her adımla sen uzaklaşıyorsun sanki, bunu düşündükçe, sensiz kalmak gücüme gidiyor sevgili. Gözlerimi açmak bile istemiyorum, sensiz bir güne başlayacağımı biliyorum ve onulmaz yaralar açıyor ruhumda, gözlerimi açmıyorum bende, tüm dünya beni uykuda biliyor, oysa uykuyu unutalı çok oldu.
Hayalinde can bulan gülüşünü özledim. Kendimde unuttuğum ne varsa bulduğum hayalini özledim. Seni çok özledim, özlemlerim işgal edince yüreğimi, delice bir istekle, Neroncavari bir arzuyla bu şehri yakmak istedim, vazgeçtim daha sonra; eğer ateşe mahkum olursa bu şehir bende yanarım, bilmekteyim yanmaların acısını ama senin bu acıyı bilmeni istemiyorum sevgili. Sen yanmaları bilme, sensizliğimde yanmalarımı bilmediğin gibi... Bilme!
Nasıl da huzursuzum. Evimin çatısına tüneyen bu baykuş, Azrail’in habercisi gibi, ölümün yaklaştığını haber veriyor sanki, annem hastalandı yine, ayağı tutmaz oldu. Ben çaresizim, sefilim ve sefaletime bir aşkla seni dahil etmekten, sonrasında kaybetmekten korkuyorum. Daha bin bir çeşit dert başımda, görsen tanıyamazsın beni, genç yaşta karlar yağdı saçlarıma... Sıkıntılarda sevinçlerin olduğu gibi biz insanlar için. Geçecek elbet bu günler, seni kocaman bir gülümsemeyle karşılayacağım bir gün sevgili. Bekliyorum seni, unutma beklemelerimi. Seni seviyorum.

 

Gösterim : 36 ~ Editörün Oyu : 0 ~ Ekleyen : Sonsuz Mavi

Bir Şiir ...

Hoş Bir Dünyam Vardı

hoş bir dünyam vardı
gönlüm hoş başım hoş
hele bir tek attımmı
herşeyim bir hoş
hoş bir dünyam vardı
sevgi hoş sevgili hoş
hele iki tek attımmı
sevgilerin hepsi hoş.
hoş bir dünyam vardı
eğriside hoş,çirkinide hoş
hele üç tek attımmı
cümle alem hoş

Gösterim : 48 ~ Editörün Oyu : 5 ~ Yazar : Ahmet Aslan

Bir Şarkı ...

Doa - Müziğin Doa'sı (ft. Ceza)

Doa: Yeeh yeehh aouaa (Ceza: Hey hey, hey hey)
Doa: Yeeh yeehh (Ceza: Hey hey, hey hey)
uuuu
aouaa
Doa Ceza
Doa Ceza

Playback değil bu gerçek ses
Söz müzik sana da yazmak ters
Doa da geldi Ceza da
Aklınızı almaya

Ceza:
Yeni ses, yeni stil, yeni nefes,
Bu müziğin doğası
Gerekmeyen ise stres
Gereksiz gereksinimlere sakın düşme ters
Yeni tarz yeni yeni soluk yeni bir nefes

Doa:
Gel hadi zıpla, aah
Karşında Ceza Doa

Gel hadi zıpla, aah
Müziğin doğası bu oyna hadi

Playback değil bu gerçek ses
Söz müzik sana da yazmak ters
Doa da geldi Ceza da
Aklınızı almaya

Playback değil bu gerçek ses
Söz müzik sana da yazmak ters
Doa da geldi Ceza da
Aklınızı almaya

Ceza:
İşte bu müziğin doğası, coş leydi
Sesini aç teybin, yerine gelir keyfin
Kafayı boş salla bozulur dengen
Sen dans et ne olursa olsun rengin
Dileğin neyse, ne istersen olsun
Bu gece senin, kül kedisinin külü solsun
Herkesin zaten gözü kulağı sende
Bu gece senindir, sabah kadar her dem

Coşturan müziktir, para mara değil
Yer üstünde, yer altında her yerde bu dinlenir
Her zaman aynı, konular aşk meşk
Hepsini bir kenara at Doa yeni stil
Kafa sağlam vücutta duruyor
Bu beat vurdukça gönüllere neşe doluyor
Yerinde durmasın kimse, burkulmasın kalpler
Tam zamanında yetiştik, havaya eller

Doa:
Gel hadi zıpla, aah
Karşında Ceza Doa

Gel hadi zıpla, aah
Müziğin doğası bu oyna hadi

Playback değil bu gerçek ses
Söz müzik sana da yazmak ters
Doa da geldi Ceza da
Aklınızı almaya

Playback değil bu gerçek ses
Söz müzik sana da yazmak ters
Doa da geldi Ceza da
Aklınızı almaya

İki farklı stil buluştu sonunda
Ceza Doğa karşınızda
İyi dinle RNB ne demek ritm dem tutmuş.
Sözleseniz siz de ama beyin durmuş
Yetenek gerekli ama sizde yokmuş
(Hiç yokmuş)

Artık bir şeyler öğrenmen lazım
(vaouu uu)
Kolaya kaçma kendine bul bir tarz
Sana bir kelime anlatıyorum, gerçeklerden kaçıyorsun
Moda neyse ona koşuyorsun
Çok hoşsuun

Söz müzik sana da yazmak ters
Doa da geldi Ceza da
Aklınızı almaya

hey hey hey
hey hey

Playback değil bu gerçek ses
Söz müzik sana da yazmak ters
Doa da geldi Ceza da
Aklınızı almaya!

Gösterim : 41 ~ Editörün Oyu : 5 ~ Ekleyen : FILLOZOF

Bir Fıkra ...

Atatürk

Baba çocuguna :
-Oğlum Atatürk senin yaşındayken sınıfının birincisiydi...
demis.
Çocuk babasına :
-Senin yasindayken de Cumhurbaşkanı idi...

Gösterim : 45 ~ Editörün Oyu : 5 ~ Ekleyen : FILLOZOF

Bir resim ...

Sevgi Resimleri

Resmi Gerçek Boyutunda Görüntülemek İçin Üzerine Tıklayın

En güzel sevgi resimleri

Gösterim : 45 ~ Editörün Oyu : 0 ~ Ekleyen : Sonsuz Mavi

Bir Duvar Kağıdı ...

Baykuş Duvar Kağıdı

Resmi Gerçek Boyutunda Görüntülemek İçin Üzerine Tıklayın

Çok güzel Bir Duvar Kağıtlari Dimi :):D

Gösterim : 66 ~ Editörün Oyu : 5 ~ Ekleyen : FILLOZOF

Üye Navigasyon

 
 
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

En Yeni Wallpaperlar

En Yeni Haberler

En Yeni Oyunlar

En Yeni Resimli Şiirler

En Yeni Şiirler

Özet Akışları
Fıkralar Astroloji Dosya Yöneticisi Duvar Kağıtları Oyunlar Haberler Mektuplar Resimli Şiirler Resim Galerileri Rüya Tabirler Şarkı Sözleri Şiirler Videolar

Site Haritaları
Fıkralar Astroloji Dosya Yöneticisi Duvar Kağıtları Oyunlar Haberler Mektuplar Resimli Şiirler Resim Galerileri Rüya Tabirler Şarkı Sözleri Şiirler Videolar

Şuanda Online 1 Kişi Var
Tasarım ve Kodlama : Fatih CİĞERCİ
1024*768 Pixel Forİnternet Explorer 6ˆ and Mozilla Firefox 2ˆ